Akiyoka Projesi Ne Durumda?
Öncelikle herkesin geçmiş olan Kurban bayramını kutluyorum. Ayhan, bayramın son gününde kutluyorsun. Biliyorum, bazı planlardan dolayı, bugüne taştı. Bugün, Akiyoka dili üzerine gerçekten ne düşünüyorum? Neden bu dilin kaderi ile sürekli oynuyorum? Bir şeylerini doğru yapmadığımı düşünüyorum. Belki de düşündüğüm şeylerin abartı kaçabileceğini düşünüyorum. Bu yüzden, Akiyoka için ciddi bir değerlendirme masası kuruyorum.
İlk olarak Akiyoka dilinden bahsedeyim. Akiyoka dili, tamamen kurmaca ama latin alfabesini kullanan tam fonetik bir alfabedir. Dil; Japonca, Türkçe, İngilizce ve kafamdan sıktığım bir dil. Dil tamamen yazıldığı gibi okunuyor ve böylece, insanların öğrenmesini sağlamakta. Tabii Akiyoma adını verdikleri kendine has alfabesi bulunuyor. Sesliler aşağıda kalıyorken, sessizler yukarıda konumlandırılıyor. 16x16 alana sığması gerektiğinden dolayı, o kısmı sadece meraklılarına odaklanıyordu.
Hatalar & Sabırsızlıklar
Akiyoka gerçek anlamda kimlik olarak doğru planlanmamıştım. O plansızlığın cezasını sitesine ve alfabesine yansıdı. Aslında asıl planım şuydu. Prenseslerin ülkesi olsaydı ve halkını sevseydi. Ortaya nasıl bir dil çıkardı diye düş kurarak uğraştım. Fakat sitesi, ilk olarak Node sisteminde üretildi. Sistemi elimde patladı. Diğer sefer klasik html+css+js ile üretildi ama o da istediğim gibi olmadı. Sistemsal olarak çöp edince, AyhanHUB kapanacağı için, geçici devre dışı bıraktığım için üzgünüm. Daha iyisini yapmak istiyorum. Çünkü bu dilde bir potansiyel var ve bunu kullanamıyorum. Delilik.
Geleyim, sabırsızlıklarıma. Dili kurmak için acele ediyorum. Sadece aklıma geleni değil, düzgün bir şekilde alfabeyi kurup onun üzerine inşa etmek istiyorum. Dilin kurallarını ve mantığını tamamen tam anlamıyla dondurmadan, kelime üretmekle dil üretmek olduğunu sanıyordum. Dil üretmek için, o dil gerçek gibi hissettirmese bile o dil kurmaca bile olsa mantıklı olması gerekiyor. Bu sayede dili öğreneceklerin emeğine ve zamanına saygı duymuş olayım. Ve benim asıl hayat felsefem, deterministik olmasıdır. Bunu da projelerime yansıtmak için uğraşıyorum.
Şimdi Ne Olacak?
Dürüst olayım ben de bilmiyorum? Bu projeyi üretmeyi çok istiyorum ve o projeyi kullanarak bir dünya kurmak istiyorum. Bu yaz aynı zamanda müzisyenlik dersine de soyunmak istiyorum. Müziği, hikâyeyi ve oyunu aynı anda götürmek istiyorum. Zaten, oyun işine 1 saat ayırsam kâfi. Müziğe ise, tüm günümü yakmaya hazırım. Yazarlık o da aynı terane. O yüzden, onu da büyütmek istiyorum. Geleyim, bu dile. Yani Akiyoka'ya, buna devam etmek için zaman ayırabilirsem, bir mucize olacak. Bu bile büyük dert. Bu yaz ayını düzgünce geçirmek istiyorum.
Akiyoka dilini üretmeyi becerene kadar Akiyoka da Monoya yani Akiyoka'nın Hikâyesi adı altında TIC-80 için bir VN oyunu yapmak istiyorum. Bu sadece bir başlangıç noktası olacak. Bu noktanın içerisinden düzgünce çıkış yapmayı becerebilirsem, daha iyi şeyler planlıyorum. Hatta o dil için özel site yerine doğru düzgün bir Youtube kanalı açacağım. Bu kanalda dili geliştireceğim, herkesin fikirlerini dinlemeyi düşünüyorum. Beğendiklerimi dile koyacağım ama önce bazı ciddi kuralları var.
Bilinmesi Gereken Kurallar
- Sesli-sessiz yığılması yasaktır.
- Eğer sesli ve sessiz yığılması eşitse bu sorunu çözmek için kelimeleri kaydırmasına izin veriliyor. Örnek: Saat - Sata
- Eğer sesli ve sessiz yığılması dengesizse, bir sonraki sessiz harfe "i" ekleyerek sorun çözülür. Örnek: Ayhan - Ayihani
- İstediğiniz ülkeden kelime almak serbest ama 1. maddedeki kurala tabiidir. Ve dilersen, anlamını keyfi değiştirmekte serbest.
- Dil SOV veya SVO kullanmaya müsait ama bir ciddi bir kural var. Bir nesneye veya kişiye sahiplik ve
ın, in, unvb. gibi takılar için da eklemelisin. Yoksa bağlamı kaybeder.
Bitirirken
Bugünlük benden bu kadar.